şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2022 Cuma

ATTİLA İLHAN ŞİİRLERİ

 ATTİLA İLHAN ŞİİRLERİ





ATTİLA İLHAN'IN en sevdiğim şiirlerini sizler için paylaşıyorum


BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum


Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

Bu şehir o eski İstanbul mudur?

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Ben sana mecburum sen yoksun


Sevmek kimi zaman rezilce korkudur

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

Birkaç hayat çıkarır yaşamasından

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu


Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor

Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor

Durup köşe başında deliksiz dinlesem

Sana kullanılmamış bir gök getirsem

Haftalar ellerimde ufalanıyor

Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

Ben sana mecburum sen yoksun


Belki Haziranda mavi benekli çocuksun

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor

Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin

Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor


Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Bu kurtlar sofrasında belki zor

Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Sus deyip adınla başlıyorum

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

Hayır başka türlü olmayacak

Ben sana mecburum bilemezsin..




AYSEL GİT BAŞIMDAN


aysel git başımdan ben sana göre değilim

ölümüm birden olacak seziyorum

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

aysel git başımdan istemiyorum

benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün

dağıtır gecelerim sarışınlığını

uykularımı uyusan nasıl korkarsın

hiçbir dakikamı yaşayamazsın

aysel git başımdan ben sana göre değilim

benim için kirletme aydınlığını

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim


Islığımı denesen hemen düşürürsün

gözlerim hızlandırır tenhalığını

yanlış şehirlere götürür trenlerim

ya ölmek ustalığını kazanırsın

ya korku biriktirmek yetisini

acılarım iyice bol gelir sana

sevincim bir türlü tutmaz sevincini

aysel git başımdan ben sana göre değilim

ümitsizliğimi olsun anlasana

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim



sevindiğim anda sen üzülürsün

sonbahar uğultusu duymamışsın ki

içinden bir gemi kalkıp gitmemiş

uzak yalnızlık limanlarına

aykırı bir yolcuyum dünya geniş

büyük bir kulak çınlıyor içimdeki

çetrefil yolculuğum kesinleşmiş

sakın başka bir şey getirme aklına

aysel git başımdan ben sana göre değilim

ölümüm birden olacak seziyorum

hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

aysel git başımdan seni seviyorum




ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ


gözlerin gözlerime değince

felaketim olurdu ağlardım

beni sevmiyordun bilirdim

bir sevdiğin vardı duyardım

çöp gibi bir oğlan ipince

hayırsızın biriydi fikrimce

ne vakit karşımda görsem

öldüreceğimden korkardım

felaketim olurdu ağlardım


ne vakit maçka\'dan geçsem

limanda hep gemiler olurdu

ağaçlar kuş gibi gülerdi

bir rüzgar aklımı alırdı

sessizce bir cigara yakardın

parmaklarımın ucunu yakardın

kirpiklerini eğerdin bakardın

üşürdüm içim ürperirdi

felaketim olurdu ağlardım


akşamlar bir roman gibi biterdi

jezabel kan içinde yatardı

limandan bir gemi giderdi

sen kalkıp ona giderdin

benzin mum gibi giderdin

sabaha kadar kalırdın

hayırsızın biriydi fikrimce

güldü mü cenazeye benzerdi

hele seni kollarına aldı mı

felaketim olurdu ağlardım




AĞUSTOS ÇIKMAZI


Beni koyup koyup gitme, n\'olursun

Durduğun yerde dur

Kendini martılarla bir tutma

Senin kanatların yok

Düşersin yorulursun

Beni koyup koyup gitme, n\'olursun


Bir deniz kıyısında otur

Gemiler sensiz gitsin bırak

Herkes gibi yaşasana sen

İşine gücüne baksana

Evlenirsin, çocuğun olur

Beni koyup koyup gitme, n\'olursun


Elimi tutuyorlar ayağımı

Yetişemiyorum ardından

Hevesim olsa param olmuyor

Param olsa hevesim

Yaptıklarını affettim

Seninle gelemeyeceğim Attilâ İlhan

Beni koyup koyup gitme, n'olursun.



NECİP FAZIL KISAKÜREK ŞİİRLERİ

NECİP FAZIL KISAKÜREK ŞİİRLERİ




NECİP FAZIL'IN en sevdiğim şiirlerini sizlerle paylaşıyorum..



 BEKLENEN


Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan, bir günahı,

Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,

Yokluğunda buldum seni;

Bırak vehmimde gölgeni

Gelme, artık neye yarar?



ANNEME MEKTUP


Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,

Her gün biraz daha süzülmekteyim.

Her gece, içinde mermer döşeli,

Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.

Böylece bir lâhza kaldığım zaman,

Geceyi koynuma aldığım zaman,

Gözlerim kapanıp daldığım zaman,

Yeniden yollara düzülmekteyim.

Son günüm yaklaştı görünesiye,

Kalmadı bir adım yol ileriye;

Yüzünü görmeden ölürsem diye,

Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.


 

 

 

AĞLAYAN ÇOCUKLAR


Kafesli evlerde ağlar çocuklar,

Odalarda akşam olurken henüz.

O zaman gözümün önünde parlar,

Buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz.

Ne vakit karanlık kaplasa yeri,

Başlar çocukların büyük kederi;

Bakınır, korkuyla dolu gözleri:

Ya artık bir daha olmazsa gündüz?

Gittikçe kesilir derken sedalar,

Gece; bir siyah el gözümü bağlar;

Duyarım, içime sığınmış, ağlar,

Bir ufacık çocuk, bir küçük öksüz...




ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP


Zindanda iki hece.Mehmed'im lafta!

Baba katiliyle baban bir safta!

Bir de geri adam,boynunda yafta...


Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!

Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim!


Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,

Kırmızı tuğlalar altı köşeli.

Bu yol da tutuktur hapse düşeli...


Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak

Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!


Bir alem ki, gökler boru içinde.

Akıl almazların zoru içinde

Üstüste sorular soru içinde.


Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu?

Buradan insan mı çıkar,tabut mu?


Bir idamlık Ali vardı,asıldı

Kaydını düştüler,mühür basıldı.

Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı


Ondan kalan,boynu bükük ve sefil;

Bahçeye diktiği üç beş karanfil...


Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"!

Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat...

Beni Allah tutmuş kim eder azat?


Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem...

Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!


Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil

Sayım var, maltada hizaya dizil!

Tek yekun içinde yazıl ve çizil!


Insanlar zindanda birer kemmiyet;

Urbalarla kemik,mintanlarla et.


Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat;

Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...

Yalnız seccademin yönünde şefkat


Beni kimsecikler okşamaz madem

Öp beni alnımdan,sen öp seccadem!


Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!

Dakika düşelim,senelik paydan!

Zindanda dakika farksız aydan


Karıştır çayını zaman erisin

Kopuk kopuk,duman duman erisin!


Peykeler,duvara mihli peykeler

Duvarda,başlardan yağlı lekeler

Gömülmüş duvara,bas bas gölgeler...


Duvar,katil duvar yolumu biçtin

Kanla dolu sünger... Beynimi içtin


Sukut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar

Tek nokta seçemez dünyada nazar

Yerinde mi acep,ölü ve mezar?


Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?

Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz?


Ses demir,su demir ve ekmek demir...

İstersen demirde muhali kemir.

Ne gelir ki elden,kader bu,emir...


Garip pencerecik,küçük daracık;

Dünyaya kapalı,Allah'a açık


Dua,dua eller karıncalanmış;

Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış

Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış


Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu

İplik ki incecik,örer boşluğu


Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş

Karanlığında nur,yeniden doğuş....

Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş!


Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!

Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin!


Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin,eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!


Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!

Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir






KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;

Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.

Yolumun karanlığa saplanan noktasında,

Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.


Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;

Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.

İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.

Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.


İçimde damla damla bir korku birikiyor;

Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...

Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;

Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.


Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;

Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.

Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;

Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.


Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;

Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!

Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;

Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!


Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;

İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.

Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;

Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.


Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;

Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!

Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;

Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.


Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;

Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.

Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,

Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..


GÜLTEN AKIN ŞİİRLERİ

 

GÜLTEN AKIN ŞİİRLERİ




GÜLTEN AKIN'ın en sevdiğim şiirlerini sizlerle paylaşıyorum



Deli Kızın Türküsü

“Sana büyük caddelerin birinde rastlasam

Elimi uzatsam tutsam götürsem

Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak

Anlasan

Elimi uzatsam tutamasam

Olanca sevgimi yalnızlığımı

Düşünsem hayır düşünmesem

Senin hiç haberin olmasa

Senin hiç haberin olmaz ki

Başlar biter kendi kendine o türkü”Seni Sevdim

“Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim

“Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil

Nasıl yürür özsu dal uçlarına

Ve günışığı sislerden düşsel ovalara


Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim

Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü

Yitik ceren arayı arayı anasını buldu

Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek

Soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı Ağustos dindi

Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi”




Gülerken Yüzün

“Gülerken yüzün

Dem çeken bir güvercinin sesini

İçin için büyüyen çimenleri

Baharda lunaparkı, bayramyerini

Ve alışkanlıklar dışında her şeyi

Gülerken yüzün

Aşıyor geçmişin acılarını

Kendini yarına değiştiriyor

Gülerken yüzün

Sanki çarmıhını kırmışsın

Senin ve ardından geleceklerin

Aylası alnına düşmüş gecenin

Oturmuş ağlıyor kendisi

Bunu öyle candan öyle yürekten

Öyle bir tutkuyla istiyorum ki

Aklımda hep öyle kalmalısın”


Beklentiler ve İyi Dilekler

 Beklentilerle dolu şu dünyada beklentisiz yaşamak mümkün mü? Sevilmeyi , görülmeyi,takdir edilmeyi beklemeden yaşamak mümkün mü? Kim öğreti...