29 Kasım 2021 Pazartesi

Bu Bizim Hikayemiz

 

Sevgili okur, bakmayın siz benim insanları  yargılar ya da hayatı dramatize eder gibi yazdığıma.Öyle beylik laflar edecek kadar da tercrübeli sayılmam.Bunlar yaşadıklarımdan çıkardığım karamsar görünümlü ama içinde ümit barındıran naçizane sözler ve temenniler sadece.Aslında pozitif bir insanım ,belki fazla duygusalim  ,fazla hassasım ya da gerektiğinden çok anlam yüklüyorum hayata,insanlara.Cabuk güvenirim,kolay unuturum ve çabuk affederim.Yapabildigim en iyi şey ise fayda görmeyeceğim yerden zarar görmemek için uzaklaşmak.
Aslinda burada kimseyi de yargılamıyorum daha önce de yazmıştım bunu.Herkesi ve her şeyi olduğu gibi kabul etmeyi de öğretti hayat bir bakıma. Ama yazmayı seviyorum ve yazınca yüzleşmîş oluyorum kendimle.Çünkü insan yazarken düşündüğünden daha açık ve dürüst oluyor kendine.Burada anlattıklarım benim ve bizim hikayemiz biliyorum.Hepimizin ayni kaygıları taşıdığını ,aynı cevapları aradığını ve aynı şekilde yara aldığımızı bildiğim için yazıyorum.Ayrica her yazilani yaşıyor olmak gerekmez insan şahit oldukları yüzünden de incinebilir,rahatsızlık duyabilir ki bu çok normal insan sadece kendi sıkıntısının yükünü değil başkasının sıkıntısının da yükünü taşır bazen omuzlarında.Hayat her şeyiyle bir bütün.Hayatımızın içinde olan insanlar ve olaylar elbette hepimizi az ya da çok etkiler .Ben de ait olduğum beni arıyorum, kötüden ibret , iyiden örnek alarak  doğruyu bulmaya ,güçlü ve zayıf yönlerimin farkına varmaya çalışıyorum.Aslında kendime ayna tutuyorum yani tek muhatabım kendim oluyorum. Öyle atıp tutmak kolay, bak bakayım! diyorum ,sen de anlattıkların gibi misin?
Aslında hepsinin altında tek bir dilek var: Erdem,edep,hoşgörü iyilik,merhamet ve sevgi.Sadece aynayı tersten tutuyorum.Önü parlak cam ama arkası siyah sır.Anlayan anlıyor zaten, neye nasıl bakması gerektiğini biliyor ve benim gibi düşünen yazdığım satırları okurken buluyordur kendinden bir şeyler mutlaka.
Dedim ya seviyorum her şeye rağmen hayatı, insanları.Yaşamayı seviyorum.Çünkü bu hayatın bana,bize anlatmak istediği bir şey var, vermek istediği bir sır.Boşa değil ya şu koca alem devinip duruyor.Bakalım yolumuz kimlerle nereye varacak.Hangi hikayeyi okuyacağız ve hangi satırlarda bulacağız birbirimizi ve çözeceğiz sırrımızı.

Koca Yunus ne der:

"Biz gelmedik kavga için bizim işimiz sevgi için dostun evi gönüllerdir gönüller yapmaya geldik."



27 Kasım 2021 Cumartesi

Biz' i düşün!

 

Ömrümüzün nerdeyse yarısı çalışarak geçiyor diğer yarının yarısı uyuyarak ve yiyerek,kalanı konuştuğumuzu sanıp aslında susarak.Şu hayat birbirimizi bir kez olsun dinlemeden ve anlamadan üstelik de  bize ait olmayan şeyler yüzünden yitip gidiyor.Yazık ki bir hayat yaşamıyoruz ,ömür tüketiyoruz.En yakınımiza hatta kendimize kör yaşıyoruz.Bilmedigimiz onca şey varken bildiğimiz kadarıyla yaşamayı seçiyoruz.Üstelik neyi bildiğimizi bile bilmeden.Dünyanin değil ama kendimizin fakiri olarak yaşamaya alışıyoruz.Görmek dediğimiz şu iki gözümüzün beynindeki yansıması mı sadece.Duymak dediğin iki dudağın arasında mı ? Bastığımız topragın altinda ve baktığımız gökyüzünün üzerinde bir yer var biliyoruz ama hayatın altını üstüne bakmadan mı yaşıyoruz.Yaptığımız tek şey  hayatın altını üstüne getirmek.Taş yerinde ağır derler .Bırakalım da her şey yerin de kalsın.Kimseyi değiştirme ,sen yer değiştir arada. Bir aşağı in bir yukarı çık da gör oradan nasıl göründüğünü her şeyin.Çünkü ikisinin arasında olan sensin.Sen dengede kal diye var bu yer ve gök.Onu alt üst et diye değil.Kimse yerini bilmediğinden bu düzensizlik.Herkesin gözü yükseklerde bu yüzden aşağı bakmaya korkuyoruz belki kendimizi görürüz diye.Halbuki insan bakmaya korktuğu yerden çıktı ve bakmaya korktuğu yerden yükseldi ve bakmaya korktuğu yere gidecek.İnsan unuttukları ile sınanacak gerçeği hatırlayana kadar. Kaçmak çözüm değil ,çünkü bizi kovalayan da yine biziz.Ya durup bekleyeceğiz ya da o bize yetişecek.Yüzleşmedikçe bu hayatın bir parçası olmayacağız.Bize ayrılan sürenin sonuna geldiğimizde bir şansımız daha olmayacak; söylenmemiş sözleri söylemeye, ertelenmiş hayalleri gerçekleştirmeye,unuttuğumuz şeyleri hatırlamaya,affetmeye ve af dilemeye vaktimiz olmayacak.
Henüz vakit varken bir parçası olalım şu hayatın.Biz'i anlatan anlamlı bir söz kalsın,silik bir yazı boş bir satır gibi durmayalım.Bir mühür ,bir iz ,bir dokunus kalsın biz' den. Kulaklarda hoş bir ezgi,gözlerde parlayan bir ışık,dudaklarda ebedi bir çift söz kalsın biz'e ait.

İnsan her şeye yakın kendine uzak bir ülke ,
Herkese çok ama kendine bir nebze..

Siz Biz'i bir düşünün 😉

26 Kasım 2021 Cuma

AZRA-Bir başlangıç hikâyesi



Uyanış..

Azra saf bir inci,kadem basılmamış topraklardan bir kum tanesi,sırlar ülkesinden bir sır..

Daha bir tohumken ,bilmezken toprağın o sarsan ,titreten rahmetini,bilmezken her zerresinin suya boyun egişini , bilmezken ışığın, esmasını nasıl görünür ettiğini ağlamayı seçti daha ilk nefeste.Koptu Kadrin bağrından  düşüverdi ve tutundu ilk cemre'ye soluk soluğa.Unuttu Azra unuttu geldiği yeri ,unutturdular herkes gibi .İlk bakıştan ne düştüyse nasibine,yüreğine koyup gönderdiler bu gurbet yoluna.Ağladı sadece ağladı göğsünü dolduran o karanlığı yırtarcasına,yeniden hatırlamak ve geriye, o ilk bakışın yüzüne değdiği yere dönmek için ağladı günlerce,haftalarca..
Uzunca vakitler uyudu ,uyutuldu,ninniler söylendi o kadim söylencelerden arta kalan.Yeniden uyanmak için uyudu.Her gözünü açtığında ona tanıdık gelen bir sima gülümseyiverdi.Sıtma tutmuş yüreğini ısıtan bir parça güneşti adeta.Alıştı onu saran bu sıcaklığa.Ne zaman üşüse,içinde bir boşluk,bir yokluk  hissetse  varlığı arar oldu .Onun kokusuna, göğsünden akan suyun tadına alıştı.Mâder 'di adı değerli bir maden gibi ışıl ışıl,benzersiz ..Meryem'in saflığıyla yıkanmış, Azra'nın doğumuyla paklanmış , ayakları Aden' e uzanan kutsal sarmaşık.Sarındı ona Azra tüm gücüyle ,ayaklarının dibinde ,ayaklarının üstünde gezindi durdu.Kâh yerde kâh gökte kaybettiğini sandığı şeyi bulur gibi gezindi ,durdu.
Azra ana rahminde tekvin edilirken  hu diye seslenen o sesin büyüsüne, tılsımına kapıldı.hay ve hu içinde kaldığı  dokuz ay boyunca dinledi onu. Mâder'in saat gibi işleyen kalbinden öğrendi zamanın ne olduğunu.O konuştukça Azra dinledi,sadece dinledi.Konuşmadan önce dinlemeyi öğrendi .Mâder'i duydu ve sonra diğerlerini.Ama en çok Mâder' in mıriltisindan dinledi hasret kaldığı cennet ezgilerini.O ilk duyduğu sese dayadı kulağını.O konuştukça Azra sustu ve ahengine kaptırdı kendini ilahi musikinin.Bu aşinalık yabansıl hislerinden kurtardı onu.Ayriyetten Aidiyete uzatti kollarını.Teklikten  çokluğa uzanan kanatların altına sığındı.Ta ki Kendi kanatlarıyla uçmayı öğrenene kadar.Mâder'in eteklerine tutundu Kaf dağı'nı anımsar gibi.
İnci tanesi  ,hakikat denizinin dibinde onu bekleyen istiridyeye yeniden ulaşmak için Mâder'ine sığındı .Bu alemde ilk yoldaşı,ilk sırdaşı ,ilk kılavuzu oydu.Bu yüzden ne elini ne de peşini hiç mi hiç bırakmadı.
Duymaya devam etti ,koklamaya,dokunmaya , bakmaya.
Dokunmayı öğrendi Avcunu ilk açtığında ,Mâder' in elini ilk tuttuğunda,göğsüne ağzını dayadığında,  Dokununca evvelde kıyısında oturduğu ırmakların tınısını duydu sanki ,ilk karıldığı toprağa  ayağını değerken onnu arıtan ateşin sıcaklığını..Başka bir biçimde hissetmeyi öğrendi ilk defa.Buna sevgi denildiğini öğrendi ona her dokunduğunda.Sevginin başka bir boyuttaki yansımasını gördü Azra.Bu alemin karanlığında onu aydınlatacak ışığı buldu.Gölgenin olmadığı yerden gelip  gölgelikler arayanların aleminde o Mâder'i buldu.
Artık Azra sırlar hazinesinden emanet olarak aşikara koyulacak.Görünmezken görünür olacak.Bilinmeyi isteyenin bilinmezliginde nicesiyle saf tutacak.Hep'ten hiçe dogru yeni bir yol bulacak.Kaybettigi yolu bulmak için Azra ,yeniden yola koyulacak.
Yürümek için emeklemek ,koşmak için yürümek vaktidir.Yol uzun ,yol çetin.El tutmak için elin uzanmasını beklemek vaktidir.
Tahkik etmek için yeniden Aden'in uçsuz bucaksız  vadilerini taklitten geçme vaktidir.
Azra ne duyduysa taklit etti önce ,sesleri  mırıldandı bir kedi gibi ;sonra kulağını yerleşen cümleleri kelimelere, kelimeleri hecelere böldü.Azra doğdu doğalı mim(.) iken vav( ,)  oldu ve elif ( I ) olmak için doğruldu da doğruldu .


Bahar Baydan