hakikati bilmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hakikati bilmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2025 Pazartesi

Kimsenin Doğrusu Senin Hakikatin Olmasın

 "Kimsenin kendi doğrusu senin hakikatin olmasın."

Spiritüel yolda en tehlikeli tuzaklardan biri, “doğruyu buldum” yanılgısıdır.

Oysa farkındalık, kesinlikte değil; merakta, sorguda, açıklıkta doğar.

Spiritüel farkındalık bir varış değil, bir dönüşüm sürecidir.

Ve bu süreçte insanlar kendi yaşadıklarını “tek gerçek” sanabilir.

Kimisi meditasyonla bulur, kimisi acının içinden geçerek, kimisi secde ederken.

Kimisi ışığı görür, kimisi karanlığın dilini öğrenir.

Oysa evrenin gerçeği tek bir formda değil, binlerce biçimde tezahür eder.

Kimsenin deneyimi senin bir ölçün olamaz.

Birinin mucizesi senin dersindir,

birinin acısı senin ilhamındır.


Bir başkası enerjilerden, meleklerden, ışıklardan bahseder…

Sen henüz sadece sessizliği hissedersin.

Ya da tam tersi o hiçbir şey görmez ama sen görürsün.

İşte bu fark, birinin önde ya da geride olduğunu değil,

ruhsal yolların çeşitliliğini anlatır.

Kendini ararken başkalarının yaşadıklarına hayran olma, kıyaslama da, hepimizin yolu ayrı.


Spiritüel deneyimler, evrensel bir haritanın kişisel yollarıdır.

Kimi gözlerini kapatarak bulur hakikati,

kimi yaşamın tam ortasında kalabalığın içinde.

Ve her biri doğrudur, kendi için.


O yüzden kimsenin doğrusu senin hakikatin olmasın.

Dinle, ama körü körüne inanma.

Oku, ama kendi sezgini susturma.

Çünkü en gerçek rehber, dışarıda değil,

kendi kalbinde fısıldayandır.

Gerçek bilgelik, her fikre açık olabilmek ama hiçbirine körü körüne teslim olmamaktır.

Dinle, gözlemle, ilham al ama kendi sezgine sadık kal.

Ruhun neye hazırsa, evren sana onu gösterecektir.


Hakikat bir başkasının anlatısında değil,

senin sessizliğinde saklıdır.

Ve onu bulduğunda, artık kims

enin doğrusu seni yönlendiremez..


Alıntıdır.

9 Ocak 2021 Cumartesi

Kişi kendini nasıl bilir?

 


İnsan sır dolu bir varlıktır. Yaradanın sırrıdır! Bir kişi, kendini, benliğinin hakikatini, aslını araştırma çalışmaları yapmazsa kendini tam manasıyla bilemez. Kendisinin ilk defa farkına varan kişi araştırmaya başlar. Bu büyük gizi fark etmiş, uyanmıştır


Bu farkındalığa varamayan kişiler ise bilinçlerindeki eksiklikler yüzünden hiç bir şeyin hakikatini anlayamaz. Bu yüzden de hep iç yüzü aramakla, neden, niçin, nasıllarla ve sebepler arayışıyla ömürlerini tamamlarlar…


“Ben”liğinin hakikatini idrak etmiş olanlar, tembelliği ve atalet duygusunu atarak hareket edebilirlerse gerçek Ben’i bulurlar. Her şey aynı ‘Tek Öz’den meydana geldiği için, tüm varlığı tanırlar. Bu yolda çalışmalar yaparak, kendilerinde olanı ortaya çıkarırlar. Bu çalışmalar ve ilişkiler kişiyi nefsi fark etmeye, bilmeye götürür. Nefsi fark eden için Öz’le, yaradanla yavaş yavaş muhteşem bir yakınlık, sevgili durumu başlar. Tüm yaratıma muhabbet duyar bu farkındalığa varan kişi. Olan her şey o haliyle muhteşemdir. Her şey bir diğerini tamamlar bir dokuma niteliğindedir ve her şey iç içe geçmiş, kaynaşmış bir bütündür.

Sevgiliyle bir kavuşma hali gibidir, kişi kendinden geçer, kendine döner. Sır, kendini bilen insana her adımda daha bir görünür olur.


Nefsiyle mücadele eden kişi, bataklıkta çırpınan ve hiçbir zaman kurtulamayan kuşlara benzer.


Özü hisseden, özünden yaşamaya başlayan insan için ben-lik yoktur, yargılama yoktur. Biz vardır.


Bu hal içindeyken kişinin egosal bütün istek, arzu, hırs, nefret ve ihtiraslar da ortadan kalkar! Bu hale gelinceye kadar nefsi ‘her ediminde fark eden’, o anda özle, yaradanla kendini ayırdığını da fark etmelidir! Yaşamın içindeyken bu idrak noktasında yaşamak için bilinçli çalışmalarla özü yaşama getirmek, her an kendini özü ifade eder bir yaşamı yaşamayı seçerek, ayrılık yanılsamasından kendini kurtaran kişide yaşama geçer. Hakikati anlayan kişi benliğindeki kuvvetle yaratıcının gücünü, yaratıcılığını ruhunda, özünde, bedeninde yaşama geçirir. Böyle yaşayan insanin her anı ibadet doludur! Fiillerine yaradanın sevgisi, gücü, yaratıcılığı hakimdir. İnsan kendi benliğini sonlandırarak, yaradanda var olur ve fiillerine hâkim olan da yaradanın muhteşemliği olur. Ben’in her attığı adım onun adımı, yaratımıdır. Ve yaratım Ben’den ayna olur dünyaya, sonsuzluğa…


Indigo Dergisi

Beklentiler ve İyi Dilekler

 Beklentilerle dolu şu dünyada beklentisiz yaşamak mümkün mü? Sevilmeyi , görülmeyi,takdir edilmeyi beklemeden yaşamak mümkün mü? Kim öğreti...