23 Kasım 2021 Salı

Öğretmenler Günü'ne İthafen

 

Okul deyince ,eğitimci deyince,öğrenci deyince son yıllarda beni fazlasıyla üzen ve çaresiz bırakan,bazen allak bullak eden o kadar çok şey var ki.Ama bunlarin başında öğrencilerimin eğitim konusundaki düşünceleri, eksikleri,çıkmazları ve isteksizliği geliyor.Bir eğitimci,bir anne ve hayat yolun yarısını geçmiş biri olarak çoğu zaman bitkin ve çaresiz hissediyorum kendimi.Yetmiyor bilgim,fikrim,sevgim ve ümitlerim bazı şeyleri değiştirmeye.Biz  öğretmenlerimizden sevgi görmedik,başımız okşanmadı, sırtımız sıvazlanmadı.Başarısızlığın da bir ders olduğu öğretilmedi,bambaşka yeteneklerimizin olabileceği akıllarına gelmedi. Korktuk,korkutulduk,sindirildik çoğu zaman.Belki vardı ögrencinin gözünden çok kalbine bakan,bağ kuran,güven veren ,fark yaratan  öğretmenler ama birçoğumuza eminim denk gelmedi böylesi.Belki de bu yüzden yeni nesil öğretmenler öğrenciyle yeri geldi bir dost ,bir sırdaş ,bir anne  , bir abla olmayı seçtik.Kimilerine göre hata belki  öğrenciye sınır koymamak,statüyü hiçe saymak.Hangisi daha doğru tartışılabilir elbet ama sevginin olmadığı hiçbir kurumdan arzulanan  sonuç çıkmaz, en azından hâlâ buna inanıyorum.O zamanki bizler ile şimdiki nesil ve bulunduğumuz şartlar düşünülünce bir seyler değişmeliydi diyorum,öyle kalamazdı.Soğuk,donuk,ruhsuz bir eğitim ortamı her şeyden önce bize insan olarak ne katabilir.Okul denilen yer salt  bilgi sunulan bir yer mi? Yoksa aynı zamanda  bize hayat yolunda ruhen,ahlaken,manen rehberlik edilen ve her şeyden önce doğru insan olmayı öğreten de bir yer mi olmalı?Ne bilirse bilsin öğrenci fayda etmez  ,önce insani ve ahlaki değerlere sahip çıkmayı bilmeleri gerekir.Yaşamdan kopuk bir eğitim kusurludur.Kendisine değer verilmeyen insan karşısındakine değer veremez.Saygi duymadığı birine saygı da gösteremez .Biz öğrenciye saygıyı duymayı ögütlerken onlara ne kadar saygı duyuyoruz.Susturulan, aşağılanan,hor görülen, başarısızlığı derse, not'a bağlanarak fark edilmemiş yetenekleriyle geri plana itilen bir gençlik bize gelecek için ne vaad edebilir.Sistem ve şartlar bazen bizi de istemediğimiz şeylere zorluyor bunu da biliyorum ve çoğu zaman istemeyerek de olsa altında yatan iyi niyete istinaden yapıyoruz biz de küçük hileler ama bunlar bütünün içinde kaybolan küçük bir ayrıntı sadece.
Üzüldüğüm , çıkmaza girdiğim yere gelecek olursam  bu canım gençlerin birçoğu empati kurmuyor;eğitime ,okumanın gücüne katkısına  inanmıyor,geleceğe umutla bakmıyor.En önemlisi çevresine yeterince saygi duymuyor.Onlarin gözlerinin içine bakıp gördüğüm şeyleri anlatamamak o kadar acı ki.Benim gözümden kendilerini görmelerini isterdim.Onlara kendilerinden daha çok inandığıma ve  daha çok düşündüğüme inandırmak.İlmin ve irfanın insana hayatta lazım gelen en büyük yoldaş olduğuna inandırmak isterdim.Çünkü kastettiğim ilim her şeyi kapsar.İnsan ve hayata dair her şeyi.Güzele ve iyiye dair her şeyi.Tek bir bilginin bile bir mucize olabileceği gerçeği beni büyürlerken onlar için o kadar sıradan ve anlamsız ki.Bu ders ne işime yarayacak,okuyup da ne olacak  mantığını zihinlerinde silip atmak nerdeyse imkansız.Boşa kürek çekmek bu belki ya da nafile bir bekleyiş,safiyane bir temenni .Olsun ,küçücük bir ihtimalle tutunmak dayanaksız kalmaktan çok daha iyidir herhalde .Deniyorum işte,deniyorum inatla,aşkla, sabırla bazen sınırlarımı zorlar hale gelse de.Olsun diyorum, biri bile olsa değer bunca baş ağrısına,kalp sızısına,zihin yorgunluğuna.
Bizi seviyor musunuz diyorlar bazen ,ya da beni seviyor musun öğretmenim? Evet çocuğum seviyorum çünkü sevmezsem yapamam ben bu işi ,sevmezsem insan olamam.Rabbim seviyorsa her kulunu istisnasız ben sevmiyor olamam.Ama az ama çok seviyorum elbet her birinizi.Bilmezsiniz ki size  öğretmekten çok sizden öğrendiğimi.Bilmezsiniz ki sizi her şeyin en güzeline layık gördüğümü,her derse aynı ümitlerle sil baştan yeniden girdiğimi.Yorulduğumda,sesim yetmeğinde,sabrım tükendiğinde hangi özgürlük türküsünü söylediğimi.Her şeye rağmen diyebilmek inancı nasıl nükseder ve yine de sessizce izlerim sınıfça sesinizin boş bir çığlık gibi  yükselişini.Anlatamamak ,anlayamamak ve anlaşılmamak kaygisiyla her gün aynı yolları nasıl yürüdüğümü.Bu yazdıklarımı okuyan bazı öğretmenler belki de bu kaygıları duymadığı için ' değmez" deyip en çok benim halime üzülecek bazısı da  benimle ayni duyguları hissettiği  için bir iç geçirecek ve "neden olmasın" diyecek.Bunu okuyan öğrencilerden kimisi de belki durup bir düşünecek belki de öylesine okuyup geçecek .Var mı böyle düşünen öğretmenler diyenler olacak ya da iyi ki benim de böyle bir ögretmenim var diyecek.
Ama var inanın, varız.Artik böyle düşünen ,hisseden yüzlerce öğretmen var.Teknolojinin bizden üstün geldiği şu çağda hâlâ eğitime, öğrencisine,yüreğinin sesine ,ilmin gücüne  inanan koca yürekli bir topluluk var.
Karşınızda değil arkanızdayız , yanınızdayız ve her zaman ,herkese ,her şeye hatta kendimize rağmen isteyen,inanan, çabalayan ve aydınlığa gönüllü herkes için bir mum bir ışık olacağız.
İnanın gençler ,inanalım buna.Özgür olmaya,kanat çırpmaya,güzel mi güzel yarınlar için biz olmaya,birlik olmaya hepimizin ihtiyacı var. Hep birlikte olmazları olduralım, kıralım bu zincirleri, tutalım dizginleri ve sürelim motorları maviliklere...

İyi ki öğretmenim,iyi ki öğretmeniz❤️
ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!

Bahar Baydan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder