7 Haziran 2020 Pazar

DOĞAYI VE HAYVANLARI SEVELİM



Hayvanları sevelim diyorum. Hatta sevmekle kalmayıp sahiplenelim.Evimizde bir can olsun diyorum.Sokaklarda, sağda ,solda bir köşede savunmasız ;belki aç ,belki susuz onlarca hayvan var.Şimdilerde sahiplenme bilinci ya da sosyal sorumluluk anlamında bu masum canlar eskiye göre daha şanslı olsa da her zaman için korunmaya ihtiyaçları var.Ben hayvan diyorum ama günümüzde insanların birbirine yaptıkları muameleleri ya da düşünceleri görünce  bu ifadeyi "Canlar" olarak değiştirmeyi uygun görüyorum.Çünkü genellikle insanlar olarak olumsuz ya da hoş olmayan davranış ve düşünceler için " hayvanca,hayvan gibi" ifadeler kullanıyoruz. Halbuki hayvanlarda insanlar gibi bir nefs ya da irade yok .Onlar sadece hayatta kalma mücadelesi ile doğanın onlara verdiği içgüdüleri kullanıyor o kadar.Bizimki gibi kasıtlı bir davranış,bir düşünce ya da irade yok.Olduğu gibi,olması gerektiği gibi davranıyorlar.Bu sebeple bazı davranışları onların adı ile değerlendirmeye çalışmak bir haksızlık olur.  Ya bazılarının bu canlara yaptığı muameleye ne diyeceğiz?Madem "hayvanca" buluyoruz bazı şeyleri biz ne kadar insanca yaşıyoruz ya da insana yakışır bir tutum sergiliyoruz.
İnsan olsun hayvan olsun hepimiz birer canlıyız,bir can taşıyoruz.O halde varlığa bir nazarla bakmak lazım, yaratanın nazarından bakmak lazım. İnsan,, hayvan, bitki  ,esya değil ;"can" olarak bakmak lazım.İnsanım diyorsak bize yakışan budur .Yoksa doğaya ve canlılara zarar vermenin insan olmakla alakası olamaz.  Unutmayalım bizi onlardan ayıran şey aklımız irademiz ve akıl ,iyiyi kötüden ayırmak için var;bu ayırda varamamış insan, aklıyla değil içgüdüleri ve nefsi ile hareket ediyordur o zaman" hayvan ya da hayvanca"  deyip kullandığımız  küçümser ifade ne kadar doğrudur?
Bakın doğaya, insan dışında hiçbir canlı açgözlü değil, insan dışında hiçbir canlı kendisine bir yuva ,bir nimet olan doğaya zarar vermez.Onların sadece korunmak ve ayakta kalmak için bize vahşi gelen bu yaradılış özelliklerini kullanmaya ihtiyaçları var, bunun dışında hiçbiri birbirinin canına musallat olmaz.Kısacası onlar hepimizden daha masum geliyor bana.
Ki Allah her canlıyı insanlara hizmet etsin diye yaratmış yoksa onlara eziyet edelim diye değil.İneğini besle sana süt versin, koyunu besle sana yün versin,tavuğu besle sana yumurta versin,toprağı besle sana buğday versin ,ağaç olsun meyve versin, eşeğini besle senin yükünü şikayet etmeden taşısın.Evet onlar şikayet etmez biz şikayet ederiz her şeyden.Onlar insana,doğaya hizmet eder.Onlar olmasa bu dünya bu düzen bu denge bozulurdu.Onların bize bizim de onlara ihtiyacımız var.İnsan ancak ve ancak varlığının kutsallığını anlar ve bu manada yaşarsa bu denge bozulmadan devam eder.Yoksa dediğimiz gibi diğer canlıların doğaya bir zararı asla yoktur, olmamıştır.En büyük zarar,en büyük vahşet, hep biz insansılardan kaynaklanıyor
Doğayı sevelim,yeşile ,maviye sahip çıkalım. Doğa olmazsa insan da olmaz,doğa bozulursa tüm düzen bozulur, bunu biliyoruz hepimiz.Fidan dikelim,ağaç dikelim,tohum ekelim ,çiçek besleyelim.Bulabildiysek küçücük bir toprak parçası, özümüzü hatırlayalım, o toprağı boş bırakmayalım,ekelim bir şeyler: bir sebze,bir meyve yetistirelim,bir saksıda sardunya ,bir saksida menekşe,bir diğerinde fesleğen..Dünyanın  güzelleşmesine katkı sağlayalım,o rengarenk çiçekler ,bitkiler,meyveler,ağaçlar ruhumuz ve dünyamız için bir mucize bir cennettir aslında.
Hep doğadan yana olalım,bahçede bir ağacımız,saksıda bir çiçeğimiz  bir canımız( kedi,köpek..vs)  olsun evimizde, bahçemizde.Onlara verecek bir kap suyumuz, bir aş'ımız olsun lütfen!!.İnanın onların varlığı külfet değil bize ;ama varlıkları  yuvamıza,ruhumuza huzur verecek .

Bizim de bir kedimiz var bu arada :))Çünkü ben de hayvanları çok severim ama evde bir kedi  olması fikri bana gore değildi.Çocuklarım da çok seviyor hayvanları biz öyle yetiştirdik; doğayı, canlıları sevsinler istedik.Nerede yaralı,çaresiz bir hayvan bulsalar sahip çıktılar, ilgilendiler, kimini iyileştirdiler ,kimine üzüldüler.
Bir gün "kedi alalım mı?" dediler. Önce istemedim ;çünkü bahçeli bir evimiz yoktu ,alerjim olduğu icin de evde olsun istemedim.Sonra onlar için kabul ettim. Tatlı mı tatlı bir can,canımız, evimizin neşesi.BUGi.:))

Şu tatlı şey sevilmez mi hiç:))

Simdi herkesten daha çok ben ilgilenir ,ben öper, koklar ,sever oldum onu.Hayvan demem,can derim,nasiplim derim.Evimizin enerjisi değişti onun varlığı ile evimizin bereketi arttı,huzuru arttı.Belki buna inanmayanlar vardır ama ben buna inanıyorum, onun varlığının mucizesini yaşıyoruz bence.Ya da ben öyle olduğuna inanmak istiyorum diyelim ,ne fark eder,bize iyi geliyor.
Yalnız kalmayı sevmez BUGİ tüm kediler gibi .Mır.. mır .. mır ..dolaşır hatta kendini sevdirir ( ama canı isterse:))) İllaki yatacak, yaslanacak bir yer, bir ayak ucu  bulur gece .Kendi başına yatmayı sevmez.Varlığı ile huzur verir ,neşe verir bize her zaman. onu da bir bebek , çocuk  gibi görür hatta "oğlum" diye severim..:)
İşte böyle dostlar, yazmakla bitmez.Şu evren her şeyi ile  bize sunulmuş bir lütuf, burası  bizim tarlamız, ne ekersek onu biceriz.Bakarsak bağ olur bakmazsak dağ olur.Aslında doğada  her sey bir düzen ve bir denge üzeredir dedik ya ,işte biz o düzeni bozmasak her yer cennettir .
Bu yüzden  ağaçları kesmeyelim,çiçekleri koparmayalım,dallarını kırmayalım,sokaktaki canlara da mümkün olduğunca sahip çıkalım.

Doğayi sevelim,koruyalım..:)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder