26 Mayıs 2020 Salı

Yolunuz Açık olsun





YOLUMUZ AÇIK OLSUN!


Hepimiz hayat yolunda yürüyoruz eğri ya da doğru ama hakikat bu yolun dengeyi bozmadan yürünebilmesidir.Bu elbet çok da mümkün değil . Beşer şaşar ,yanlışa düşer,doğruluktan sapar ama eğer bunu fark ederse tekrar rayına girer ve yoluna devam eder.Bu iş böyle tıpkı bir terazinin  kefeleri gibi bir aşağı bir yukarı hareket edip tam ortada buluşur yani dengeye gelir.

Konuyu şuraya bağlamak istiyorum .İnsan hayatın içinde aldığı kararlar, davranış,düşünce, duygu ve niyetinde o kadar hassas olmalıdır ki dosdoğru olmak yolunda ilerleyebilsin yoksa dünya sürekli haklı çıkmaya çalışarak,sürekli kefeyi kendi tarafına çekmeye çalışarak yaşanacak bir alem değildir esasen.Var oluş gerçeğimizi arayacağımız bir mecradır o ve  biz bu gerçeği bulmak istiyorsak çift yönlü bakmak lazım,hep aynı açıdan değil farklı açılardan hatta  kuş bakışı bakabilmek lazım bu düzene.Çünkü ortada bir ihale  ya da iddia yok ve dünya kimsenin mülkiyeti altında değildir.Kim ne yapıyor ise bundan kar ya da zarar edecek olan da bu hayat mücadelesinin her iki  tarafı da insanın kendisidir.Kişi kendiyle çatışır, atışır, küser ve barışır yani aslında tek muhatabı kendisidir.O zaman bu mücadeledeki haklılık kime,haksızlık kime,küskünlük,öfke,nefret,kibir kime?

Peki aslında neyi yapamıyoruz pek çoğumuz? Kendimize bakmayı,onu dinlemeyi ,onu sevmeyi onu anlamayı ve onunla geçinmeyi bilmiyoruz.Sanıyoruz ki muhatabımız karşımızda gördüğümüz ,şahsına bir isim verilmiş kişiler,suretler mi?Hayır,değil işte..Onlar insanın aynada gördüğü yansımaları çünkü insan karşısında kendinde olmayan bir şeyi göremez, bilemez. O sebeple karşımızda her ne görüyorsak hoş ise kendimizden,değil ise yine kendimizdendir ve insan beğendiği ve beğenmediği  ne varsa onu bulur karşısında.

Şimdi biz bu yolda nasıl yürürüz? O kadar zor ki küçük bir yanlışta düşüveririz aşağı ya da çıkıveririz raydan.Zor dostlar; her niyetimiz ve her yaptığımız işimiz, işte böyle hassas olursa ancak şaşmadan yol alırız.Kılı kırk yararcasına düşünmek gerek her ayrıntısını bir eylemin.Başkalarını değil kendimizi inceltmek,onu akort etmek,ayar çekmek icap eder öncelikle.Dedim ya bu çok zor bir iş o yüzden bu mecazi tanımlamalar bile gözümüzü korkutuyor kıl gibi ince,kılıç gibi keskin hatta onu kırka ayıracak kadar incelikli ve meşakkatli.

Ama maalesef gerçek bu ;olur ya da olmaz ,bu da belki biraz nasip..Ama yapmamız gerek şey bu.Bunun mücadelesini vermek de o işi başarmak kadar mühimdir.Zaten asıl amaç bu çabayı ve istikrarı göstermek gayretidir .Aslında maharet de budur yoksa insan mükemmel olmak gibi yanılgıya asla düşmemelidir.Elinden geldiğince, gücü yettiğince,gönülden gelen en halis bir niyetle bunu yapmaya çalışmalıdır.Gerisi beklemek.. Çünkü ne olursa olsun her salih amel, her samimi ve duyarlı yaklaşım sonsuz bir huzur olarak  insanda karşılığını bulacaktır..

Eğer tüm bu çabayı kuşkusuz bir şekilde , inanarak ve  içtenlikle gösterdiğimize  inanıyorsak  "yolun açık olsun" diyebiliriz kendimize ve zaten de olacaktır..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder